BİZDEN HABERLER Geri

Al Gore’un kurucusu olduğu “The Climate Reality Project” iklim hareketinde, Türkiye’yi Soma RES temsil etti.

Al Gore’un kurucusu olduğu “The Climate Reality Project” iklim hareketinde, Türkiye’yi Soma RES temsil etti.

Paris Anlaşmasını desteklemek amacıyla organize edilen ve geçtiğimiz ay yayınlanan “24 hours of reality” projesi yaklaşık 24 saat süren bir yayın ile, 24 ayrı ülkenin iklim değişikliği sorunlarına değindi. Proje’nin Türkiye ayağında ise çevreye sağladığı yerel ve ekonomik katkılarıyla Soma RES vardı. 240.1 MW kurulu gücü ve Türkiye’nin en büyük rüzgar santrali olma ünvanı ile Türkiye’yi temsil etti.

“Gerçekliğin 24 saati

İklim Değişikliği Projesi kapsamında yapılan ve orijinal adı “24 Hours of Reality” olan yayında, karbon emisyonu en fazla olan 24 ayrı ülkeye yer verildi. Sırasıyla projede yer alan ülkeler; Arjantin, Venezuela, Meksika, Kanada, Avustralya, Japonya, Güney Kore, Çin, Endonezya, Malezya, Tayland, Hindistan, İran, Suudi Arabistan, Rusya, Türkiye, Nijerya, Güney Afrika, Almanya, İtalya, Fransa, İngiltere, Brezilya ve Amerika oldu. Yayın, online olarak kuruluşun resmi web sitesinde yayınlandı ve bir çok ülkenin yerel kanallarında gösterildi.

“16. Saat : Türkiye”

Programın 16. Saati Türkiye’ye ayrıldı ve derneğin kurucusu olan, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, iklim değişikliğinin Türkiye’deki etkilerini vurguladı. Özellikle kuraklığın Türkiye ve Ortadoğu’yu etkisi altına aldığını belirtti ve Türkiye'nin kömüre alternatif olarak jeotermal, güneş ve rüzgar enerjisi potansiyellerine de değindi.

Yayının devamında Soma RES’ in bulunduğu Manisa-Soma’da gerçekleşen belgesel çekimine yer verildi. Soma RES, Polat Enerji tarafından 2009 yılında kurulmaya başlanıp, kapasite artışlarının tamamlanmasıyla birlikte 2015 yılında 240.1 MW kurulu gücüyle, Türkiye’ye kazandırılmış en büyük rüzgar santralidir.

Belgeselin amacı, özellikle kömür üzerine kurulmuş olan Soma’ya, rüzgar enerji santrallerinin katkıları ve bunun yerel halka etkileridir. Santral çalışanlarının özellikle yerel halktan istihdam edildiği göz önüne alınarak, çalışanlarla gerek evlerinde gerek işleri başındayken yapılan röportajlara yer verilmiş, özellikle özel yaşamlarında rüzgar enerji santrallerinin onlara nasıl bir getirisi olduğu irdelenmiş, görüşleri alınmıştır. Sonuç olarak yerel halk, hem istihdam hem gelecek nesilleri korumak adına özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelim oluşmasını yürekten desteklemiştir.


27 Ocak 2017